BİR VERGİ DAVASI TÜRÜ OLARAK TAM YARGI DAVASI

İdari yargıda açılan dava türlerinden olan Tam Yargı Davası, kişilerin haklarının ihlal edilmesi sonucu uğradığı zararın giderilmesine yönelik açılan bir dava türüdür. İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde söz konusu dava: “İdari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan dava” olarak tanımlanır. Tam yargı davası kendi içinde, istirdat, tazminat, idari ve vergi sözleşmelerinden doğan davalar olarak ayrılmaktadır.

Bu davanın açılabilmesi için, idarenin bir işlem veya eylemi sebebiyle kişinin zarara uğramış olması gerekmektedir. Tam yargı davası iptal davasıyla beraber açılabileceği gibi iptal davasının neticesi beklenerek bir tam yargı davası açılması da mümkündür. Fakat, açılmış olan iptal davasının reddedilmiş olması tam yargı davasının önünde bir engel teşkil etmemektedir. Bu durum tam yargı davasının reddedileceği anlamı da taşımaz. Zira bu notada devreye idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğu devreye girmektedir.

İdarenin Sorumluluğu

İdarenin işlem ve eylemlerinden dolayı vermiş oldukları zararları tazmin etmeleri hukukun bir gereğidir. İdarenin hizmet kusurunun bulunması verilen zararın tazmini sorumluluğunu idareye yüklemektedir. Hukukun gelişimi içinde idarenin vermiş olduğu zararlardan sorumluluğu hizmet kusuru kavramının ötesine taşarak “idarenin kusursuz sorumluluğu” esasının kabul edilmesine doğru gelişmiştir.

Şöyle ki, idarenin işlem veya eylemi ile ortaya çıkmış bir zararda illiyet bağı bulunması halinde idarenin kusuru aranmamakta, idarenin önlemekle mükellef olduğu bir zararı önlememesi durumunda ise illiyet bağı bulunmasa dahi doğan zararlar için tam yargı davası açılabilmektedir.

Tam Yargı Davasının Sonuçları

Tam yargı davasında, davacı tarafından dava konusu işlem veya eylem sonucu ortaya çıkan zararının tazmini talep edilmektedir.

Tam yargı davasının reddedilmesi, tıpkı iptal davasında olduğu gibi iki sebebe dayanabilir. Öncelikle ön koşulların oluşmamış olmasından dolayı reddedilmiş ise, süreye dikkat ederek ön koşullar tamamlanmak kaydıyla yeniden tam yargı davası açılabilecektir. Ancak, dava esastan reddedilmişse, bu durum bir zarar olmadığı yada zarardan idarenin sorumlu olmadığı anlamı taşıyacaktır ki, bu durumda aynı işlem veya eyleme karşı tekrar dava açılamaz. Bu noktada, konusunda uzman bir vergi avukatı tarafından açılacak vergi davası, idari yargının söz konusu işlem veya eylemden dolayı idarenin sorumluluğunu daha iyi değerlendirmesine olanak sağlayacaktır.

Tam yargı davasının kabul edilmesi halinde ise zarardan idarenin sorumluluğu vergi mahkemesi (idari yargı) tarafından kabul edilmiş olacaktır ki, bu durumda idare zararı tazmin etmekle mükelleftir. Örneğin, hukuka aykırı şekilde mükelleften alınmış olan verginin iadesi amacıyla, konusunda uzman vergi avukatı tarafından açılacak olan vergi davası sonucunda ortaya çıkacak davanın kabul kararı neticesinde, vergi idaresi fazla tahsil etmiş olduğu vergiyi mükellefe iade etmek zorunda olacaktır.

Av. Murat OBAY (LL.M.)

Vergi Hukuku Bilim Uzmanı