VERGİ HUKUKUNDA İSPAT VE DELİL

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesi “Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat” başlığını taşımaktadır. İlgili maddeye göre, vergiyi doğran olay ve bu olaya ilişkin muamelenin gerçek mahiyeti esastır. Ek olarak delil serbestisi bulunmaktadır ve olaya ilişkin muamelenin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispat olunabilir. Ancak öyle ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabi ve açık bulunmayan kişinin şahitliği ispat vasıtası olarak kullanılamaz.

Vergi yargılamasında ispat, vergiyi doğuran olayı ortaya çıkaran işlemlerin, vergi hukukunca kabul edilen delilleri kullanarak gerçekleştiği yahut gerçekleşmediğine ilişkin olarak, vergi mahkemesinde bir fikir oluşturma sonucuna götüren faaliyetler ile sonucun ortaya çıkarılmasıdır.

İspat sonucuna ulaşmak için kullanılan araçlar ise delillerdir. Vergi yargılamasında olay ve işlemlerin ortaya konması yeterli değildir. Bunların delilleri ile ortaya konması gerekmektedir. Bu durum hem vergi idaresi hem de mükellef/müvekkiller için aynen geçerlidir.

İspat, delil ve karine konularının esas gündeme geleceği alan, uyuşmazlığın doğmasını takip eden vergi yargılaması sürecidir. İspat ve delil unsurlarının değerlendirilmesi ise, konusunda uzman bir vergi avukatı tarafından yapılabilecektir.

Vergi davası aşamasında esas alınacak ve uygulanacak yasanın, istisnalar hariç olmak üzere Vergi Usul Kanunu ve İdari Yargılama Usulü kanunu tarafından hükme bağlandığından, vergi yargısında uzman bir vergi avukatının, Vergi Usul Kanununda belirlenmiş ispata ilişkin kuralları göz önüne alarak hazırlayacağı bir dava yolu ile hak aranması mükellef/müvekkiller lehine olacaktır.

Av. Murat OBAY (LL.M.)

Vergi Hukuku Bilim Uzmanı

İzmir