VERGİ SUÇLARINDA YARGILAMAYA İLİŞKİN HUSUSLAR

Ceza yargılaması sav, savunma ve karar makamlarından oluşur. Bunlarla birlikte elbette yargılamaya konu olan sanık ve özellikle vergi suçlarında hazinenin üstlendiği bir rol olan müdahillik ile birlikte diğer suç çeşitlerinde davaya dahil olan şahsi davacılar da ceza yargılamasının bir unsuru olarak bulunabilir.

Karar makamı, ceza mahkemesidir ve vergi suçlarında bu ceza mahkemesi asliye ceza mahkemesidir. Yer bakımından suçun işlendiği yerde bulunan asliye ceza mahkemesi açılacak olan vergi kaçakçılığı suçu hakkında karar vermeye yetkilidir.

İddia (sav) makamı, önceki yazılarda izah ettiğimiz Cumhuriyet savcısı tarafından işgal edilmektedir. Açıkladığımız üzere, soruşturma aşamasını idare ile farklı faaliyetler yürütmelerine rağmen o faaliyetler sonucu ortaya çıkan ürünlerin birleştirilmesiyle tamamlayarak ceza davasını açabilecektir. Yine suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı yürütmeye ve iddianame düzenlemeye yetkilidir.

 Savunma makamı, müdafi sıfatı ile serbest avukatlar tarafından işgal edilmektedir. Sanık yargılama aşamasında kendisini bir müdafi ile temsil ettirmekte özgürdür. Bu noktada bir vergi avukatından yargım alması gerekmektedir.

Hakim, savcı ve avukat makam itibari ile yargılamanın birer unsuru olmasına rağmen, sanık şahıs olarak yargılamanın içinde bulunur. Doğal olarak yalnızca gerçek kişiler bu sıfatı alabilecektir. Kaçakçılık suçlarında kimlerin sanık olabileceği hususunda ise öncelikle ilk akla gelen vergi mükellefidir. Tüm vergi ödevlerinde sorumlu olan ve vergi ilişkisinin kamu karşısındaki güçsüz yanı olan mükellef kaçakçılık suçu ile ilgili sanık sıfatını taşıyabilecektir.

Vergi sorumlusu ise mükellef ile kamu arasındaki münasebetin vergi boyutunu yürüten kişidir. Bu münasebet ile mükellefin yapması gereken tüm vergisel işlemleri kontrol etmek ve usulüne uygun olarak yürütülmesini sağlamak yükümlülüğü vergi sorumlusunun sanık olarak ceza davasında kendisine yer bulmasına neden olabilecektir.

Tüzel kişilerde ise kurum bir ceza davasına taraf olamayacağına göre, eğer işlenmiş bir suç var ise bu suçu işlemiş olan tüzel kişinin içindeki bir gerçek kişi (müdür, memur, kanuni temsilci) olacaktır ki, bunlar kendileri sanık olacaktır.

Müdahil ise savcının dışında bir iddia makamı olarak bulunabilir. Müdahil olarak ceza davasına katıla bilinilmesi için suçtan zarar görmüş olmak mecburidir. Çalışmamızda ise suçtan zarar gören konumunda bulunan hazine müdahil olarak ceza davasına taraf olmaktadır.

Av. Murat OBAY (LL.M.)

Vergi Hukuku Bilim Uzmanı